Yeme Bozukluğu 3.
Merhaba,
mayıs 2024 başlayan bu süreç başlarda zordu. Rahatlatıcı olsa da kafa karmaşası, ağlama nöbetleri, hiç bir işe tam odaklanamama, elinizde küçük bir bebek ve onun abisi :). Ağlama nöbetleri o kadar sıktı ki günlük hayatın içinde de durup dururken herkesle beraber ikende oluyordu. Oğlumda bunlara şahit oluyordu ve son zamanlarda oda çok sık ağlayan bir çocuk olmuştu. Seanslara yeme bozukluğu için başlamış olsam da tabiki hayat bir bütün bunun altında yatan unsuru nedir bunun üzerine konuşmalarımız oldu. Bana en iyi gelen şey bir günlük tuttmak oldu. Çok basit gibi görünse de bir yiyecek günlüğü tutmak günlük neler yediğimi anlamlandırmak için süperdi. İlk 2 haftada tamamen ayak üstü yediğimi aslında sürekli aç olmamın normal olduğunu gördük. Çünkü bebekli yeni hayatıma aslında adapte olamamıştım. Kilo sorunum da üzerine eklenince kar topu gibi büyüyordu sorunlar. İlk başta buna çözüm getirmeye çalıştım. Aslında yıllarca diyet yapınca ne yapacağınızı çok iyi bilirsiniz. Bunları uygulamak için ise sağlıklı bir kafa yapısına sahip olmanız gerekir. Hep dediğim gibi bir gece ben zayıflıcam deyip 6 ayda bunu başaran insanlardan değilim. 24 yaşında kilo verme sürecine başladığım günden bu güne kadar diyet ve türevi herşeyden nefret etim. Evet uyguladım başarılı oldum ama bu süreçten asla keyif almadım. Yemekler benim arkadaşım gibi idi sığındığım bir liman gibi diyet yapmak beni bu limandan koparan bir kasırga idi. Yemek bazıları için sadece bir besin kaynağı enerji iken benim içimde farklı anlamlarla var olan bir olgu idi. Seanslar nasıl geçiyor ne konuşuyoruz ve nasıl bana iyi geliyor bazen anlamıyorum bile. Psikolog siz direkt olarak şunu yap bunu yap demez karşılıklı bir iletişim ile fikir alışverişi gibi bişeydir.
Seanslara başladığımda düzenli spora da başladım. Haftada en az 2 en çok 3 gün 30 dk. yürüş bandında yürümeye çalıştım. Areboik tahtası aldım onunla çalıştım. Bazen Eliptik bisiklet kullandım. Canım nasıl isterse bunu keyifle bir eziyet görmeden sadece sağlığım için yaptım. Almanya ailemin yanına gitiğim de devam etim yürüşlere sabahları erken kalkıp dere kenarında 1 saat yürüyordum o yürüşler ruha çok iyi geldi. Hemede tatiller, akraba ziyaretleri ve bu ziyaretlerle yenilen lezzetli yemekler bunlar daima korkulu rüyamdı. Hayatım daima kalabalık haftada 1-2 gün stabil değiliz. Ben her tatilde her dışarı çıktığımızda yada ailecek bişe yapılacağı zaman geriliyordum. Bunlara son verdim anın tadını çıkarmaya çabaladım. Seanslara başladıktan sonra kiloda verdim. Tatillere gittiğimde normalde 5 kilo alıp dönerken stabil kalmayı da başardım. Ağlamalar büyük oranda kesildi. Daha mutlu daha umutlu bir insan oldum. Kendime yatırım yapmaya devam etim. Bu vesile ile etrafımdaki insanlarla da daha olumlu ilişkiler kurdum. İletişimdeki sorunlarımı yavaşca çözmeye başladım. Bitmek tükenmek bilmeyen bir öfkem vardı çok eskiden beri olan bir içsel hiddet artık öyle bişe his etmiyorum.
Ekim 2024 kadar seanslardan ilerlememden gelişimlerimden en önemlisi kafamdaki o olumsuz negatif seslerden büyük oranda kurtuldum. İyi şeyler yapsam bile içimdeki endişe kaygı yapamazsın deyip duran iç sesim artık daha olumlu idi. Çokca rahatladım ama öz sorunum kilom halen düşüşe geçmemişti. Tamda bu zamanda pes edecek gibi oldum terapileri bırakacaktım. Herşey çok iyi ilerlerken gene o tamam herşey iyide hani zayıfladın mı sesi susmuyordu. Gece yemek yemeği bırakalı yıllar oldu. Abur cubur yemiyorum. Artık yiyecek günlükleri ile daha düzenli de besleniyorum saatli olarak kan şekerimi düşürmeden. Sporda hayatımda istediğim gibi abartmadan dahildi. Bunlara rağmen pes etmek üzere idim tamam herşey iyi güzel kan değerlerim iyi beslenmem büyük oranda sağlıklı ama hala şişmanım deyip duran içim artık bırak diyordu. Bu noktada eşim destek oldu bir hafta kadar düşündüm bayağı bocaladım. Kilo vermekle ilgili bir sürü başarısızlığım olunca süre çok gibi gelip bırakmak istedim. Halbuki bu süreçte stabil kalmayı anda kalmayı mutlu olmayı huzurlu olmayı ve daha bir çok güzel şeyi hayatıma katmıştım en önemlisi sırtımda benle gezen yüklerden kurtulmuştum bir nefes almıştım. Gözümde bir perde vardı sanki bu terapilerle onu kaldırdım. İşte bu noktada devam etim bırakmadım. Kilo vermek evet hedef idi ama altında yatan bir sürü unsur var. Çocukluk dönemi, kendini ifade edememe, bazen günlerce susma sonra bir anlık öfke nöbeti bunların hepsi yiyeceklerle olan bağımda etken idi.
Kasım ayının sonlarına doğru büyük oranda sağlıklı beslensemde artık bir diyetisyenlemi devam etsem diye düşündüm. Normalde büyük kabuslarımdan olan diyetisyene kendi ayaklarıma gitmeyi düşünüyordum.
4. bölümde görüşmek üzere

Yorumlar
Yorum Gönder